"Ölmeden önce ölmek gerek."
Mevlana
Kitaptaki geçmişten kararkterler;
Aladdin: Mevlana'nın küçük oğlu kimya'yı sevmektedir. Şems'ten haz etmemektedir.
Bahaddin Veled: Mevlananın büyük ve melek oğlu
Kimya: Mevlana'nın evlatlığı onu Şems'le evlendiriyor.Ama o şems'i sevmiyor.
Kira hatun: Mevlana'nın karısı
Karen'ın bebeğinin ağzından kısaca kitap;
Annem bir sigorta şirketinde çalışıyor. Türkiye'deki bir otelde çıkan bir yangınla ilgili bir şeyler yapması için onu Konya diye bir yere çağırdılar. Anladığım kadarıyla annem Konyalı zaten. Babası orada yaşıyormuş. Türkçe de biliyor. Bu yüzden söylediği bazı şeyleri anlayamıyorum.
Yakut Otel diye bir yer yanmış ve sigorta şirketi yüklü miktarda tazminant ödemek durumunda kalmış. Şirket bunun bir komplo olduğunu düşünerek annemi Konya'ya gönderdi. Annem başından beri buraya gelmekte kararsızdı. Oraya gittiğimizde ise tuhaf tuhaf rüyalar görüp sesler duymaya başladı.
Şemş-i Tebrizi türbesi diye bir yerin önünde bir adam anneme siyah bir yüzük vermişti. Daha sonra annem araştırınca bunun kanayan yüzük olduğunu anladı. Makalat'taki hikayeye göre bu kanayan yüzük düğümlenmiş huzursuz gönülden alınmış taşlaşmış yürekti.
Annemin küçükken hayali bir arkadaşı varmış: Sunny. Onun aslında Şems olduğu anlaşıldı. Annem bu sırada Yakut Otel yangınının kundaklama olduğunu buldu ancak kanıtlayamadı. Bir gün Ziya ve Cavit diye bir adam annemi arabaya alıp kaçırmaya çalıştılar. Ancak sonra bir şeyle oldu. o siyah giysili yüzük veren adamı gördük, ve araba kaza yaptı. Ne bana ne de anneme bir şey oldu ancak Ziya ve Cavit hayatını kaybetti. Bunun üzerine Ziya'nın bütün parası babası İzzet Efendi'ye kaldı. Bu sırada babamın beni aldırmak istediğini öğrendim. Babam Nigel, siyahi bir Amerikan.Ama annem buna karşı çıktı ve beni doğurmaya karar verdi.
Bir gece rüyasında annem Şems'e neye peşinde olduğunu sordu ama cevabı "Peşinde değilim, babana yardım ediyorum." oldu. Sonra annem babasının semaya kalkamadığını, bunun nedeninin de kalbindeki düğüm olduğunu öğrendi. Annem babasını affetti, babası semaya çıktı.
Uyandığımızda babasının öldüğünü haber alan telefon geldi. Annem huzurluydu, çünkü babasının onu unutmadığını biliyordu.
İşte Konya maceramız kısaca böyleydi...
Bunlar da Konya yolculuğum boyunca semazenlerler ilgili öğrendiğim ilginç bilgiler:
Tennure, semazenin kıyafetiymiş. Kefeni simgeliyormuş. Şapkası, sikke, mezar taşını singeliyormuş. Sema aslında ölümü değil yaşamı anlatıyormuş Mennan Abi'nin dediğine göre. Yani yeniden doğuşu. Günahlardan arınmayı, suretler aleminden hakikatler alemine geçmeyi. Sema için meydana çıkan semazenler tennurelerin üzerine siyah bir hırka giyerlermiş. İşte o hırka da semazenlerin mezarıymış aslında.
Kaynaklar: Google Images ( Resim)
Wikipedia (Karakterler)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder